Siyasette Eleştiri Kültürü (!)

Başlığı yazınca aklıma sosyal medyada okuduğum bir söz geldi: “Arkadaşlar kimse bizim milli birlik ve beraberliğimizi bozamaz, çünkü öyle bi şey yok..”

Şimdi diyebilirsiniz ki “Ne yani bizde ne eleştiri ne de kültür yok mu ?”

Tamam, yok değil ama yok denecek kadar az. ( Keşke az denecek kadar çok’lukta olsaydı )

“Kimse benim sözümün doğruluğunu test etmeye kalkmasın!” diyerek siz kıymetli okuyucularımı (olmasını ümit ediyorum) gaza getirmek niyetinde değilim.

Ama merak edenleriniz, sadece bir günlük televizyon izleme gafletinde bulunabilirse başlığımı ve başlıktaki iki parantez arasındaki ünlemi üzülerek anlayacaktır.

Kaldı ki yazımda bahsettiğim kültür, TDK’deki anlamıyla: “Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi” olan kültür.

Yoksa kulağa ilk gelen ve şu an gözden/gönülden ırak olan kültür-süzlük başka bir yazının konusu.

Neyse konumuza geçelim.

Düşünün, akşam moralsiz bir şekilde eve gittiniz ve biraz tebessüme ihtiyacınız var.

Ne yaparsınız?

Tabii ki bir haber kanalı açıp tartışMA! programı izlersiniz zira gülmek sizin de hakkınız.

Programda her gün başka konuklarla başka konuları tartışması ideal olan fakat genelde her programda aynı konuklarla aynı konuyu tartışan bir moderatör vardır.

Katılımcılar genelde yazar, gazeteci, akademisyen gibi unvanlar kullanırlar.

Ve genelde ülke gündemi ne olursa olsun katılımcıların gündemi tektir: hasım partiye hücum!

Evet, ne yazık ki, katılımcıların bir partisi, bir tarafı vardır. Bundan mütevellit muhataplarını dinlemek yerine cümleye “haklısın ama……” ile başlayıp yine kendi partisine, liderine methiye; rakip partiye ve lidere hicviye sanatı ile muamele ederler.

İşin trajik yanı katılımcılar bunun farkında değiller.

Yani Erzurumlunun ifadesiyle: “Bilmir, bilmir ki bilmir.”

İşin daha da trajik yanı izleyenler katılımcılardan beterler.

Yani izleyenler, “yahu bu adam 143 programdır AK Parti’nin tek bir kötü özelliğinden/hizmetinden/politikasından bahsetmedi.” Demiyor.

Ya da “yahu bu adam niçin 258 gündür AK Parti’yi sadece ama sadece hakaretamiz eleştiriyor” diyemiyor.

Sorun ne biliyor musunuz?

Bu ülkede insanlar, fikri hür vicdanı hür değil artık. ( artık yerine hâlen kelimesi de uyar diyenler de haklılar ne yazık ki )

Sadece “mış gibi” yapıyorlar o kadar.

Birisi kendi mahallesine yakın bir yazarı/siyasiyi mi eleştirdi? Cevap: “Ocak dışısın!”

Ya da çoğunluktan farklı bir şey mi dile getirdi? Cevap: “Linç Kültürü ve Ahlak Bilgisi!”

Ki zaten artık twitter mülkün temeli oldu, buradaki adalet dağıtıcı büyüklerimiz ( trol diyenler de yok değil ) belirliyor insanların akıbetlerini.

Eskiden beşer, şaşardı fakat şimdi bundan beri insanlar var ve onlar hata yapmıyor.

Yani tablo karmaşık olsa da, aşağı yukarı söyle: Kendi sevenleri tarafından zerre miskal eleştirilmediği için eleştirilen RTE’yi KK tek adamlıkla itham ediyor fakat KK’nın aklına “yahu benim sevenlerim şu kadar seçim kaybetmeme rağmen beni niçin eleştirmiyor” demek gelmiyor.

Ama daha acıklı durum belki de şu: DB’nin, RTE sevenlerin KK’yi elli seçim kaybetmesine rağmen koltuğu bırakmamasını tiye almalarına rağmen, kendisine bu konu hakkında iki çift laf etmemelerini gayet normal karşılayıp Ferdi Baba eşliğinde yoluna devam etmesi.

Çözüm ne mi?

Onu da bir sonraki yazıda anlatayım çünkü tartışma programları başlamak üzere; hemen ay çekirdeğimi alıp, safımı seçip “vur vur vur” diye tempo tutmalıyım!

Bizi takip et ve yazıyı paylaş...
error
Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.

Kalemtras

Son yazıları Kalemtras (Tamamı)

2 Yorum

Bir cevap yazın