Diyanetin Ilgav Stratejisi Tıkır Tıkır İşliyor…

Sayıştay Diyanetin faiz gelirinin 256 bin 806 TL olduğunu açıkladı. Sokaktaki vatandaş ise bu duruma tepki gösterince Diyanette faiz haberine istinaden yaptığı basın açıklamasında faiz için, “Devlet bütçesinin zarara uğraması önlendi” diye cevap vermiş.[1]

Peki Allah(c.c) Bakara:279’da “eğer faizi terk etmezseniz, Allah’a ve Peygamberine (Hz. Muhammed) karşı harp halinde olduğunuzu iyi bilin” diye en ağır ve en şiddetli biçimde uyarırken diyanet ne yapmak, nereye varmak istemektedir?

TC. Diyanet’inin izlediği stratejinin adı ‘Ilgav Stratejisi’dir. 
Anlamı; Kurana Kuran İle Savaş Açma demektir.

Bu konuyla ilgili olarak Fussilet Suresi; 22-44 ayetlerinde biz Müslümanlar için özetle şu öğretici uyarılarda bulunuyor.

“Gerçeklerin üzerini örterek gizlemek isteyenler, hakikati perdelemek, barikat olmak, örtmek, engel olmak isteyenler, gerçeği inkar eden nankörler, küfreden inkar kafir ehline dahil olup gerçekleri kabule yanaşmayanlar, gerçekleri kabule yönelmeyenler, sorumluluk bilincini terk edenler, doğrulara “Hayır!! Kuranı kesinlikle dinlemeyin, Kur’an’a kulak vermeyin!!” demek istiyor özetlersek…

Bunu bir zamanlar Mekke’li Müşrikler yapıyorlardı, Şimdi ise, aynısını Muhafazakarlar ve Diyanet yapıyor artık.

Muhafazakarlar ve Diyanet bu zamana kadar yaptıkları fenalıklarının üzerini örtmek için; “Ilgav Stratejisi” ile açıkça Kuranı yenmek istiyorlar.
Kuranın sözünün üstünde bir güç ortaya koymak istiyorlar. Kurana galebe çalmak istiyorlar.

Bunu başarabilmek ve Kurana karşı galip gelmek veya en azından galip gelme ihtimali için, “Ilgav Stratejisi” yöntemiyle yürüyorlar.

..

Diyanet Reisi, Külliyedeki Millet Camisinde namaz kıldırsa dahi arkasında namaz kılınmaz bundan sonra. Gün yüzüne çıkan gerçeklere rağmen hala “bir şey olmaz” deyip onun arkasında namaz kılmaya devam edenler olursa, Ali İmran:22 de belirtilen “İşte bunlar, o kimselerdir ki, dünyada yaptıkları ameller ahirette boşa çıkmıştır” ayeti gereğince ahirette o sayılı namaz ibadetlerinin iptal olunacağını iyi bilmelidirler.

Peki öyleyse Müslümanlar, “onların gizli planları varsa Allah’ın da tüm gizli planların üstünde planı vardır [Enfal:30]” ayetini okuyup, gevşeklik göstererek, olup bitenleri tribünlerden futbol maçı seyreder gibi mi seyredecekler? Yoksa, yüksek sesle itiraz mı edecekler?

Bu aleni inkarcılığa itiraz edilmezse, başımıza türlü türlü belalar gelebilir. Çünkü başımıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarımız yüzündendir. [Şura:30]

Bir topluluğun başına bir bela gelecekse, önce gören gözleri görmez, işiten kulakları işitmez, akleden kalpler akletmez olur. Bela geldikten sonra ise, çok şaşırır ve biz bunları niçin ve nasıl yaptık diye için için yanar dururlar.

Demek ki, önce kendi yaptıklarımıza bakacağız. Kendimizi düzeltmezsek, Allah başka bir diyarda, yeni topluluklar yaratır ve sonra İslam dinini üzerimizden çeker alır ve onlara verirse farkına bile varamayız. Sonra bizi kurtaran da olmaz.

Bu sıkıntı Müslüman zannederek kendi ellerimizle seçtiğimiz idareciler yüzündendir.

Vesselam[s.ö]
Sadi ÖZGÜL
_________________________
KAYNAK:
Bizi takip et ve yazıyı paylaş...
Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.

Sadi ÖZGÜL

Bir yorum

  1. Alper Yıldız

    Konunun iki boyutu var. Dini hassasiyetlerimizi bir tarafa bırakarak birinci pencereden bakalım. Diyanet İşleri Başkanlığı genel bütçeye bağlı faaliyet sürdüren bir kamu kuruluşu. KAMU HAZNEDARLIĞI GENEL TEBLİĞİ’ ne göre genel bütçeden gelen parayı faize yatırmak zorunda.

    Haydi şimdi hep beraber dini-vicdani hassasiyetlerimizi kuşanıp, ikinci boyuttan bakalım.

    Soru 1: Genel bütçeden (halkın vergilerinden) bu kadar para, bir dinin, bir yorumunun ayakta tutulması için neden harcanır ?
    Soru 2: Vergi veren vatandaşların içerisinde, diğer mezhep ve dinlerden başka, aynı dinin ve mezhebin mensubu olmasına rağmen rızası olmayan vatandaşlardan alınan vergilerle yürütülen faaliyet, kıldırılan namaz, verilen hutbe caiz midir ?

    Yani paranın tümü helaldi de gelen faizi mi suyu bulandırdı, helale haram katıştırdı ? bence hayır.

Bir cevap yazın