AHLAK

Ahlak. Toplumun var olması ve sürdürülebilir olması açısından kritik bir öneme sahiptir. Ahlak açısından zedelenmiş bir toplumun var olması mümkün değildir. Yalnız burada bahsedilen varoluş “görünürlük” değil, “gerçek” varoluştur. Peki, “Ahlak” nedir?
En küçük sosyal yapı birimi olan aileden kazandırılan, her insanda mevcut olan bir değerdir. Ahlak olgusunun yanına hep din olgusu konmuş, dindar ile ahlaklı olmak her toplumda tabiri caizse eşdeğer görülmüştür. Bu büyük bir yanılgıdır. Toplumların sağlıklı bireyler yetiştirmesi için ilk önce bu iki olguyu birbirinden ayırt etmesi gerekmektedir. Din, bireyi ve onun oluşturduğu toplumu esas alan bir yapıdır. Ahlak ise bireysel ama aynı zamanda bütüncüldür. Herkeste ve her kesimde mevcut olan bir değerdir. Ortak ahlak üzerinden ve ortak din üzerinden bir toplum inşaa edilir.
Ancak yanılgı bu noktada başlar. Dindar bir insan ahlaklı olmadığı gibi ahlaklı bir insanında dindar olması beklenemez. Toplum her ne kadar bu iki olgu üzerinden oluşsa da sürdürülebilir özelliğini farklı görüş taşıyan insanların ortak ahlak ilkelerinden sağlar. Ortak ahlak ilkesi ise adalettir. Adalet, ortak paydada bulunan bir ilkedir. Her şeyin temelidir. Bu ilke, bir toplumun ve devletin devamı için çok kritik bir öneme sahiptir. Tam bu noktada sizlere bir sözü hatırlatmak isterim.
“Adalet mülkün temelidir.” Burada bahsedilen mülk, kişinin şahsi mal varlığına işaret etmemektedir. Buradaki mülk vatan toprağıdır. Çünkü adaletin sağlanmadığı yerde halk isyan eder. İsyan kaosu, kaos ise beraberinde yıkımı getirir.

 

Bizi takip et ve yazıyı paylaş...
error
Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.

Kader Samanci

Son yazıları Kader Samanci (Tamamı)

Bir cevap yazın