ADALET

Aristoteles’e göre adalet kavramı bütün diğer erdemleri içine alan ve yasalara itaatle ortaya çıkan en tamamlanmış ve en mükemmel erdemdir. Aristoteles iki tür adaletten bahseder. Bunlardan ilki paylaştırıcı adalettir. Bunun ölçütü geometrik bir yöntemle hakkın ve onurun bireysel çabaya göre dağıtılmasıdır. İkinci adalet türü düzeltici adalettir. Bu ise aritmetik eşitlik yöntemiyle gerçekleşir. Bu adalet türü insanların özgür iradeleriyle yapmış oldukları antlaşma sayesinde işlevsel olabilir. Adalet insan davranışlarının doğru olup olmadıklarını gösteren en önemli ilkedir. Haksızlık ve onun sonucu olan adaletsizlik yasalara uymamak, her zaman fazlasını istemek ve eşit olmamak anlamına gelir. Hak ve adalet ise yasaya uygun davranmak ve eşitliğe riayet etmek demektir. Bu yüzden yasal olan ve eşitliğe uygun olan hak, yasal olmayan ve eşitsizliğe dayanan şey ise haksızlıktır.

Platon sınıfsal bir devleti şart koşar. O, devlet için iyi ve doğru olan birşeyin aynı zamanda adeletli de olduğu düşüncesindedir. Vatandaşların devlette üç sınıftan birine ait olmaları hakka ve adalete uygundur. Bu sınıflardan herhangi birine ait olan birisi devletin refahı için uğraştığından, adaletsizlik herhangi bir bireyin kendisini herhangi bir sınıfa ait hissetmemesi durumunda başlamakta, sınıfını değiştirmek istemesiyle devam etmektedir. Bunun doğal sonucu ise devletin zarar görmesidir. Platon’da devleti idare edenlerin iyi bir yönetici olabilmeleri, ancak onların bilge insanlar olmasına bağlıdır.. Platon adalet kavramı analizinde ideal bir devleti hareket noktası olarak kabul ederken, Aristoteles reel bir devlet ve toplum anlayışından hareket eder.

Bizi takip et ve yazıyı paylaş...
Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.

naba

Dünya vatandaşı...

Son yazıları naba (Tamamı)

2 Yorum

Bir cevap yazın